top of page
"Bilime sanatçının gözlüğüyle, ama sanata yaşamın gözlüğüyle bakmak."
- Müziğin Ruhundan Tragedyanın Doğuşu (F. W. Nietzsche)
Omnia dubitanta sunt - Her şey şüpheli


Çin, Avrupa ve Ayaklanmaların Toplumsal Mantığı
Çin ve Avrupa, uzun bir isyanlar ve ayaklanmalar tarihine sahiptir. Köylüler, kent yoksulları ve toplumun dışına itilmiş gruplar, tarih boyunca vergi yüküne, sömürüye, kıtlığa ve siyasal başarısızlıklara karşı defalarca ayaklanmıştır. İki ayrı medeniyet arasındaki fark, toplumların nasıl örgütlendiği, ayaklanmaların kime yöneldiği ve ayaklanmalar başarılı olduğunda ya da bastırıldığında neyin değiştiğidir. Devlet Yapısı ve Toplumsal Hiyerarşi İmparatorluk Çin’i, erken dönem
Arda Tunca
7 Şub11 dakikada okunur


Florence Beatrice Price ve Amerikan Müziğinin Kendini Arayışı
Florence Beatrice Price, Amerikan müzik tarihinde aniden ortaya çıkmış bir figür değildir. Başarıları da soyutlanmış bir kültürün içinde doğmamıştır. Price’ın çalışmaları, uzun, düzensiz ve zaman zaman kesintiye uğramış bir entelektüel ve kurumsal sürecin ürünüdür. Süreç, ilginçtir ki, Amerika Birleşik Devletleri’nde değil, 19. yüzyıl Avrupa’sında başlar. Price’ın neyi başardığını ve neden önemli olduğunu anlamak için, Amerika’nın kültürel yapısına dışarıdan bakarak ilk siste
Arda Tunca
6 Şub7 dakikada okunur


Victor Hugo, Yuanmingyuan ve Oryantalizmin Sınırları
Paris’te, Place des Vosges’ta, Victor Hugo’nun evini 1996 yılında ilk kez ziyaret ettiğimde, Voltaire’in hicvi ile Napolyon’un ihtirası arasında yoğun bir Fransız edebi atmosferi hissetmeyi bekliyordum. Hugo, bir dönem Napolyon I’in hayranı olmuş ve Aydınlanma hümanizmi geleneğinde yer alan bir Cumhuriyetçiydi. Ancak, beni karşılayan ilk oda hiç Fransız değildi; Çin’e ait nesnelerle doluydu. Şaşırmıştım. Evi 2023 yılında ikinci kez ziyaret ettiğimde, Hugo’nun 1861 yılında Pe
Arda Tunca
19 Oca4 dakikada okunur


Frauenwürde: Hukuk, Haysiyet ve Viyanalı Bir Valsin Sessiz Politikası
Yüzyıllar boyunca kadınlar, erkek egemen kurumlar tarafından şekillendirilen kısıtlayıcı sosyal, siyasal, ekonomik ve psikolojik koşullar altında yaşadı. Bu koşullar zaman ve coğrafyaya göre değişse de, onları üreten yapılar büyük ölçüde kalıcılığını korudu. 2026 Viyana Yeni Yıl Konseri , bu uzun tarihsel çizgiyi keskin bir biçimde görünür kıldı. Programın önemli bir bölümü, açık siyasal mesajlar vermekten ziyade, anlamlarını tarih, biçim ve kurumsal bağlam içinde taşıyan ese
Arda Tunca
4 Oca3 dakikada okunur


Daoizm ve Stoacılık Karşılaştırması: Medeniyet Perspektifinde İktidar, Düzen ve Etik Yaşam
Bu makale, Daoizm , Stoacılık ve iktidar etiği üzerine üç bölümlük bir seriyi tamamlamaktadır. Daoizmi bir itidal (restrain) etiği, Stoacılığı ise bir dayanıklılık (endurance) etiği olarak ele alan önceki yazılarla birlikte okunmalıdır. Önceki iki makale , Daoizm ve Stoacılığı sistemik krizlere verilen medeniyet ölçekli tepkiler olarak ayrı ayrı inceledi. Daoizm, savaşan devletler dönemi Çin’inde ortaya çıkan bürokratik ve militarize devlet yapısına karşı gelişen bir itidal
Arda Tunca
4 Oca7 dakikada okunur


Goethe, Hukuk ve Aydınlanmış Yönetişimin Sınırları
Johann Wolfgang von Goethe, Alman hümanizmiyle özdeşleşmiştir. 18. yüzyılın sonlarında Goethe yalnızca bir yazar değildi. Saxe - Weimar - Eisenach Dükalığı’nda bir devlet görevlisiydi. Hukuk eğitimi almıştı, kurumsal yetkilere sahipti ve idari sorumluluk taşıyordu. Bu idari düzen içinde onaylanan bir idam davası, daha sonra Viktor Glass’ın belgesel romanı Goethes Hinrichtung ’a temel teşkil edecekti. Kaynak: https://www.amazon.co.uk/Goethes-Hinrichtung-Viktor-Glass/dp/3867
Arda Tunca
30 Ara 20256 dakikada okunur


Dayanıklılığın Medeniyet Ölçekli Etiği Olarak Stoacılık
Bu makale, Daoizm, Stoacılık ve bu iki geleneğin modern toplumlar açısından karşılaştırmalı önemine odaklanan üç bölümlük bir serinin ikinci bölümünü oluşturmaktadır. İlk makale , Daoizmi tahakküme ve ekolojik aşırılığa karşı bir medeniyet ölçekli itidal (restrain) etiği olarak incelemişti. Bu çalışma ise Stoacılığa, imparatorluk koşulları altında ortaya çıkan sistemik krize verilen Batılı bir etik yanıt olarak odaklanmaktadır. Stoacılık, siyasal reformun ya da kurumsal yenid
Arda Tunca
24 Ara 202516 dakikada okunur


Roger Bacon ve Modern Epistemik Ayrımın Doğuşu
Bu makale, Roger Bacon’ın Batı epistemolojisinin Ortaçağ skolastisizminden modern bilimsel ve mekanik düşüncenin temellerine doğru dönüşümündeki kilit rolünü incelemektedir. Çalışma, Bacon’ın deney ve matematiği epistemik otoriteler olarak yükseltmesinin, akıl ile deney arasında yapısal bir ayrım başlattığını ve bu ayrımın daha sonra Kant’ta a priori ve a posteriori bilgi ayrımı olarak felsefi biçimini aldığını ileri sürmektedir. Makale, Aristoteles’in doğa felsefesini ve t
Arda Tunca
17 Ara 20257 dakikada okunur


Daoizm: Kriz Çağında Bir Medeniyet Etiği
Bu makale, Daoizm, Stoacılık ve bu iki düşünce geleneğinin modern toplumlar açısından karşılaştırmalı güncelliği üzerine planlanan üç bölümlük bir dizinin ilk bölümüdür. Bu çalışma Daoizm’e, sistemik kriz karşısında bir medeniyet tepkisi olarak odaklanmaktadır. İkinci makale, Stoacılığı imparatorluk iktidarı altında hayatta kalma ve dayanıklılık etiği olarak işleyen paralel bir Batı felsefi geleneği şeklinde inceleyecektir. Üçüncü makale ise, bu iki felsefi geleneği çağdaş ka
Arda Tunca
13 Ara 202512 dakikada okunur


Taşların Ruhunda Bir Tarih: Bodrum Kalesi
Ege’nin masmavi sularının kıyısında, zamanın yavaş aktığı bir yarımadadır Bodrum. Bodrum Kalesi, bu yarımadanın simgesi olmuş, Batı ile Doğu’nun, Orta Çağ ile modern çağın kesiştiği tarihi aydınlatmıştır. Bodrum Kalesi’nin temelleri 1406 yılında atılmış, St. Jean Şövalyeleri tarafından 15. yüzyıl boyunca farklı uluslara ait kulelerin eklenmesiyle genişletilmiştir. 1522’ye kadar süren inşa ve güçlendirme süreci sonunda bugünkü görkemli biçimini almıştır. Kudüslü Aziz Yuhanna’
Arda Tunca
16 Kas 20257 dakikada okunur


İktisadın Merceğinden Don Kişot’u Yeniden Okumak
Uygarlığın Çelişki Dolu Yolları başlıklı yazımı üniversiteden mezun olduktan hemen sonra, 22 yaşındayken yazmıştım. Okuduğum kitaplar ve makaleler içimde bir hayal uyandırmıştı: 1492’nin topraklarını fethetmek. Hayal, 2012’de gerçekleşti. Barselona’ya uçtum, oradan da Sevilla’ya. Sevilla’da bir araba kiraladım. Sevilla, Córdoba, Granada, Cádiz ve daha fazlasını keşfetmek üzere yola çıktım. Her adımda Elhamra Fermanı ’nın ardındaki tarihî ve anlamı hissetmeye çalıştım. Aşağıd
Arda Tunca
15 Kas 20258 dakikada okunur


Rebetiko: Kayıp Yurtların ve Ege’nin Hüzünlü Şarkısı
Dumanlı, karanlık meyhanelerin gölgesinde, 20. yüzyılın başındaki Yunanistan’dan bir ses yükselir. Bu ses, sürgün, acı, meydan okuma ve bir topluluğun derin hafızasının sesidir. Bu ses, Rebetiko’dur. Savaşın, yoksulluğun, kültürel yoğurulmanın ve sürgünün müziği. Toplumun kenarındakilerin sesidir. Yeniden şekil bulmaya çalışan bir toplumun tam kalbindedir Rebetiko. Mángasların (özgür ruhlu, asi, kabadayı) ve alánilerin (sokak delikanlısı, külhanbeyi) dünyasında yankılanan,
Arda Tunca
10 Kas 20254 dakikada okunur


Men-i Müskirat Kanunu
Ahlakın Siyasetle Kesişimi 1920’ler Türkiye’si, sadece savaş meydanlarında değil, gündelik hayatın en küçük alanlarında da bir yeniden inşa süreci yaşadı. Yeni devletin amacı yalnızca siyasi bağımsızlığı kazanmak değil, yeni bir insan modeli de yaratmaktı. Bu insan modeli, çalışkan, ölçülü, disiplinli ve en önemlisi “ahlaklı” olmalıydı. Bu dönemde çıkarılan Men-i Müskirat Kanunu (14 Eylül 1920), bu dönüşümün bir parçasıdır. Bir yandan Osmanlı’nın İslami geleneğini devralır,
Arda Tunca
18 Eki 20257 dakikada okunur


Marsilyalı Pytheas
İlk Bilim Kaşifi Marsilyalı Pytheas (M.Ö. 4. yüzyılın sonları) antik çağın en gizemli figürlerinden biridir. Bir kâşif, astronom ve coğrafyacı olarak, döneminin entelektüel ve coğrafi sınırlarının çok ötesine uzanmıştır. Yunan düşünürlerin çoğunun yeryüzünü aşılmaz uçurumlarla çevrili dar ve ılıman bir uygarlık kuşağı olarak tasavvur ettiği bir dönemde Pytheas, Yunan dünya görüşünü kökten değiştiren bir yolculuğa çıkmıştır. Massalia’daki (bugünkü Marsilya) Yunan kolonisind
Arda Tunca
18 Eki 20256 dakikada okunur


Doğal Afetlerin Siyaseti
Giriş Doğal afetler doğaya aitse, yarattıkları felaketler insan yönetiminin zaaflarının eseridir. Depremler her toplumu aynı ölçüde...
Arda Tunca
11 Eki 20254 dakikada okunur


Halktan Saraya, Osmanlı'nın Batı ile Müzik Etkileşimi
Halk edebiyatı ve müziği Osmanlı toplumunun kültürel hayatının bir yüzüdür. Kırsal kesimin gündelik yaşamı, yoksulluğu, doğayla ilişkisi...
Arda Tunca
3 Eki 20257 dakikada okunur


Des Knaben Wunderhorn: Halk Geleneğinden Müzikal Ölümsüzlüğe
19. yüzyılın başlarında, Napolyon’un orduları Avrupa’yı kasıp kavururken ve eski feodal düzen çökerken , iki genç Alman aydını,...
Arda Tunca
28 Eyl 20259 dakikada okunur


“Hiçbir şey beklemiyorum, hiçbir şeyden korkmuyorum, özgürüm”: Nikos Kazancakis’in Yaşamı
Özgürlük ve İsyanlar Arasında Bir Hayat Nikos Kazancakis, Osmanlı hakimiyetindeki Heraklion’da 1883’te doğduğunda, sadece Girit’in...
Arda Tunca
16 Eyl 20257 dakikada okunur


Mitolojiden Aydınlanmaya Politik Bir Trajedi: Promētheús Desmōtēs
Neden Yunan mitolojisi ve tragedyaları Batı felsefesini etkilemiştir? Bu sonunun çok sayıda cevabı var. Ancak, mademki son zamanlarda...
Arda Tunca
31 Ağu 20254 dakikada okunur


Yapay Zeka İklim Krizine Çözüm olabilir mi?
Stefan Zweig, İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar adlı eserinde Atlantik’in iki yakasını birleştiren telgraf kablosunu insanlık...
Arda Tunca
28 Ağu 20254 dakikada okunur
bottom of page